İSFEHAN

Kategori: Blog | 2

 

ŞEYH LÜTFULLAH CAMİİ

İsfehan yazıma beni en çok etkileyen yerin fotoğrafıyla başlamak istedim. Şeyh Lütfullah Camii Safevi hanedanı sırasında Şah Abbas tarafından 1615 yılında inşa ettirilmiş. 1618 yılında tamamlanmış. Küçük ama benim bugüne kadar gördüğüm en güzel camii. Duvarları tavandan tabana muhteşem çiniler ve seramiklerle kaplı.  Safevi mimarisinin başyapıtlarından biri olarak kabul edilen camide uzun süre zaman geçirdim. Kaçırılmaması gereken bir yer. Mutlaka görün.

 

               

İSFEHAN KÖPRÜLERİ

İsfehan köprüleri ile ünlü bir kent. Bunlardan en önemlisi Kaju Köprüsü özellikle gece görülmesi gereken yerlerden biri. 133 metre uzunluğundaki köprü ışıklandırmasıyla seyir zevki sunuyor. Ne yazık ki bu köprünün altından artık su akmıyor. Koca nehir yok olup gitmiş. Su kaynaklarının nasıl yok olduğuna dair çarpıcı bir örnek. İranlılar hava kararınca bu köprünün altında buluşup şarkılar söylüyor. Özgürlüklerini bir anlamda böyle yaşamaya çalışıyorlar. Bir kısmını bazı maddelerden ötürü kafaları iyi oluyor. Gidip onlara karışmalı, bu deneyim yaşanmalı.

 

 

ÇEHEL (40) SÜTUN SARAYI

Aslında 18 sütunu bulunuyor. İranlılar suya yansıyanları da saymış 40 demişler. Arkadaş niye 40 dediniz 36 ediyor dedik. 4 sütun için birbirimizi mi kıracağız dediler sustuk.

Çehel Sütun Sarayı Safevi şahı I. Abbas tarafından, içine Çehel Sütün’u da alan geniş bir saray ve botanik bahçeler kompleksinin bir parçası olarak inşa ettirilmiş.

Büyük bir havuzun sonunda, bir parkın ortasında yer alan saray Şah I. Abbas tarafından, şahın eğlencesi ve kabul törenlerinde kullanılmak amacıyla yaptırılmıştır. Şah öldürülmekten korkarmış o nedenle müzisyenler gördüğünüz havuzun etrafında müzik yaparmış. Havuzun suyu sarayla bağlantılıymış sudan yansıyan sesleri dinlermiş şah. Hükümdarın halkından korkar duruma gelmesi ne kötü değil mi ?

Neyse efendim. Şah Abbas ve ardılları mevkî sahibi kişileri ve elçileri bu sarayda ağırlarmış.

Saray seramik üzerine fresk ve tablolarla süslenmiş; zaman içerisinde sarayın seramik panellerinden birçoğu yerinden çıkarılmış ve Batı’daki büyük müzelerin koleksiyonuna dâhil olmuş. Saray duvarları daha sonra yenilenmiş Şu anda çok güzel duvar resimleri ile kaplı. Bir de eski bir el yazması Kur an sergileniyor. Sanırım 800 yıllıktı aklımda net kalmadı.

 

NAKŞ-I CİHAN (İMAM MEYDANI)

İslam mimarisinin çok önemli eserleri bu meydanda bulunuyor. 512 metre uzunluğu ve 163 metre genişliğiyle yapıldığı dönemde dünyanın en büyük meydanıyken. Bugün birinciliği  Çin’in Beijing şehrindeki Tiananmen Meydanı’na kaptırmış. Yine de ikincilik de güzel. 1979 yılında Unesco dünya mirası listesine alınan Meydan

İmam Camii, Şeyh Lütfullah Camii ve Ali Gapu Sarayını içeren mimariler bütününe ev sahipliği yapıyor.

Buradan kapalı çarşıya girip yaklaşık 1 kilometre yürürseniz Ulu Cami olarak da bilinen Cuma Camii‘ne ulaşıyorsunuz. İlk olarak 8. Yüzyılda yapılmış ancak bugünkü halini Selçuklu Hükümdarı Melikşah (1072-1092) zamanında almış. Ünlü vezir Niam-ül Mülk tarafından da eklemeler yapılmış. 

GÜVERCİN KULELERİ

Kacar hanedanı #isfehan da zamanında böyle kuleler yapmış sırf güvercinlere yuva olsun diye. Hayvan sevgisine bakar mısınız? Her bir kulede 20 bin güvercin barınabiliyormuş. Yuvaları için herşey düşünülmüş. Nasıl konacakları, nasıl pisleyecekleri… Öyle dizayn edilmişki güvercinler girebiliyor yırtıcı kuşlar giremiyormuş. Helal olsun diyorum.

 

 

 

 

ATEŞKADEH TEPESİ

Yıllarca Zerdüştlüğü benimseyen İranlılar İsfehan’daki bir tepeye ateş tapınaklarını kondurmuşlar. Bugün artık bu ateş yanmıyor. Tepeye çıkmak biraz zorluyor ama kent manzarasını izleyebileceğiniz en güzel yer. Bu arada buraya geldiğim için beni en çok mutlu eden şey tapınağın yenilenme çalışmalarına tanık olmam oldu. İşçiler toprak ve samandan yaptıkları tuğlaları kurutuyor, binlerce yıllık bir yapı geleneğine tanık olmamı sağlıyordu.

ERMENİ VANK MANASTIRI

Kesinlikle görülmeli. Beni fazlasıyla etkiledi. çift kubbeli yapısı ve muhteşem duvar boyamalarıyla gördüğüm en güzel kiliseydi. 1600’lü yıllarda Şah Abbas tarafından bölgeye getirilen Ermeniler tarafından yaptırılıyor. Manastırın içinde bir de Ermeni soykırımı Müzesi yer alıyor. Müzedeki en ilginç şey ise bir saç teli üzerine yazılan yazı idi. ancak mikroskopla görebiliyorsunuz ve hakikaten saç teli üzerine yazı yazılmış…

 

SALLANAN MİNARELER

İsfehan’da bir de Melikşah Döneminde yaptırılan ve iki minaresi istendiğinde insan gücüyle sallanabilen bir yapı var. Ben gittiğimde tatil günü olduğu için kapalıydı dışardan görebildim.

 

Böylelikle İsfehan maceramı da tamamlamış oldum.

2 Responses

  1. ayşe ata

    Ben de köprüsünü çok beğendin.Gece geçmiştik.Gençler köprü nişlerine oturmuş sohbet ediyorlardı.Işıklar içinde ihtişamlıydı.

Bir Cevap Yazın