JAISALMER-ALTIN ŞEHİR

Kategori: Blog | 8

 

Jaisalmer’e gidiş nedenim Hindistan’ın en özgün kentlerinden biri olmasıydı. Hala yaşayan kalesi, taş evleri ve Thar Çölü Safari turlarıyla ünlüydü.

Arkadaşım Frank ile Bikaner’den otobüsle geçtik. Felaket bir yolculuktu. Camım her 5 dakikada bir kendiliğinden açılıyor. Buz gibi esen rüzgar her seferinde beni uyandırıyordu. Sabaha kadar uyumadım. Sabah 5’te Jaisalmer’e varmıştık. Burada yine bir hanutçuya takıldık. Şimdi bir parantez açmam gerekiyor. Hindistan insanı yokluktan mıdır fazlaca turist gelmesinden midir bilinmez aldatmaca konusunda fazlasıyla gelişmiş. Sıkışık vaziyette yakaladılar mı affetmiyorlar. O nedenle her zaman temkinli olmakta fayda var. Sabah 5’te ulaştığımız için otel internette yazanın 3 katı fiyat istedi bizden nasıl olsa başka yer bulamazlar diye. Tabi kabul etmedik ve başka yer bulduk. Neyse İran’dan sonra Hindistan insanına geçiş biraz sert oldu. Sanırım İran halkını çok özlüyorum…

Kötü başlayan Jaisalmer maceram güzel devam etti. Couchsurfing sitesinden tanıştığım Dilbar beni kendi Hostelinde ücretsiz ağırladı. Tabi ben de bunun karşılığında onun düzenlediği çöl safarisi turuna katıldım. Safariden de uygun fiyat aldı . Başkaları 100 TL verirken ben 80 TL’ye katıldım safariye.

 

THAR ÇÖLÜ SAFARİSİ

Safari öğleden sonra saat 3’te başlıyor. 4 çeker bir araç safariye katılacak olanları otelden alıyor ve 40 dakika mesafedeki çöle götürüyor. Orada sizleri 2 ayrı rehber ve kişi sayısı kadar deve bekliyor. Rehberler sizi develere bindirdikten sonra kervan halinde seyahatiniz başlıyor yaklaşık 40 dakika kadar deve üstünde ilerliyorsunuz. Bu alışık olmayan kaba etlerinizi ve bacaklarınızı biraz ağrıtıyor. Çölün ortasında bir yerde gün batarken kervan duruyor ve siz gün batımı fotoğrafları için tepelerde alıyorsunuz soluğu. Rehberler de ateş yakıp yemek ve çay pişirme telaşına düşüyor.

Siz fotoğrafları çekip geldiğinizde hem yemek hem de çay hazır olmuş oluyor. Ekmeği bile çölün ortasında oracıkta yapıyorlar. Yemekler ve çay oldukça lezzetli. Ateş başı sohbeti bizi bekliyor. Hava saatler geçtikçe soğumaya başlıyor ve gündüzle gece arasındaki fark 25 dereceye kadar çıkıyor. (İşte bu hava değişimi bana 3 günlük yatak istirahati gerektiren bir soğuk algınlığına mal oldu. )

Gece size verilen battaniyelere sarılıp dışarda yıldızların altında uyuyorsunuz. Muhteşem bir deneyim. Sıkı giyinmeyi ihmal etmeyin sonunuz benim gibi olmasın.

Sabah gün doğarken uyanıyorsunuz. Turuncu renkli bir güneş sizi selamlıyor. Biz gün doğumu manzarasını izlerken rehberlerimiz sabah kahvaltısını da hazırlamış bile. İkişer yumurta tereyağı ve reçel hatta muz bile var kahvaltıda.

Sonra toparlanıp develere binip tekrar yola çıkıyoruz. Bu kez rehberimiz beni kervandan ayırıyor… sen kendin süreceksin diye. (Yörük olduğumu anneannemin gençliğinde develerle göçerlik yaptığını anladı herhalde 🙂 Deve sürmek çok keyifli. Rehber Ali hayvanlara biraz hız kazandırıyor. Dört nala olmasa da tırıs tırıs gidiyoruz. Sonuna doğru artık yorgunluğum artıyor soğuk algınlığının ilk belirtileri kendini halsizlik olarak gösteriliyor. Bir kaç saat sonra yapacağım 8 saatlik tren yolculuğu gözümde büyümeye başlıyor…

Neyse efendim. Safari de böyle bitiyor. Dönerken ilgimi çeken bir görüntüyü anlatayım size. Burada da parasailing yapılıyor. Ama deniz yok… 4 çeker araçların çektiği paraşütler insanları havalara uçuruyor.

 

 

JAİSALMER KALESİ

Ben Jaisalmer kalesini çok beğendim. Kentin ortasında kalan bir tepeye kurulmuş . Her yere hakim. Kaleye giriş ücretsiz. Müze bölümü için ücret alıyorlar. (Genelde müze bölümleri hanedanın yaşadığı yer olduğu için en güzel manzaralı yer oluyor. )

 

 

Neyse ben müzeye girmedim. Kale zaten oldukça güzeldi. Burası yaşayan bir kale içerideki evlerde halen yaşayan insanlar var. Dükkanlar çok çeşitli hediyelikler ve giyim eşyaları satıyor. Fiyatlar gayet uygun. Yani çantamda yer olsa çok güzel keten gömlekler vardı 10-15 liraya.  Alışveriş için güzel bir yer gibi geldi bana.

 

 

PATWONKİ HAVALİYAN

Burası zamanın çok zengin bir tüccarı tarafından 18 YY’da yaptırılan 5 malikaneyi kapsayan bir sokak. Evler gerçekten muhteşem. Yüzlerce işci tam 60 yıl uğraşmış burayı bitirebilmek için. Sonradan yaptıran iş adamının işleri bozulmuş ve satmak zorunda kalmış. İçerisinde iki ayrı müze barındırıyor. Ben birine girdim. Dönemin eşyaları ve aileye ait objeler sergileniyor. Ben gittiğime memnun oldum.

         

GADİSAR GÖLÜ

İçinde bir kaç tarihi yapı bulunan sevimli bir göletçik ben şöyle bi bakıp çıktım. Ama gün batımı ya da gün doğumunda güzel fotoğraf verebilir diye düşünüyorum. Yoksa 10 dakika görseniz yeter merkeze yürüme mesafesinde.

TAŞ EVLER

Sarı taş evleri nedeniyle Jaisalmer’e altın şehir de deniyor. Sokaklarında kaybolmanız umumiyetle tavsiye olunur.

 

Dünya seyahatimi takip etmek isteyenler için:

İnstagram: birdunyaumut_

Facebook: Bir Dünya Umut

 

Şurda bi yerlerde bi de video olacaktı….

8 Responses

  1. bünyamin

    abi gidersen eğer ganj nehrini ve saduları çekersen memnun oluruz 👏😀👍
    sevgiler

  2. Şehriban

    muhteşem..neyin sesi çöl atmosferiyle cok güzel örtüşmüş.çöller her zaman ilgimi çekmiştir zaten.

  3. Mustafa Örünk

    Fiziki olarak olmasa bile duygusal olarak seninleyiz Umut arkadaş. Mersinden selam ve sevgiler…

  4. Elif

    Evler muhteşem develrr de çöl de ne mutlu sana o havayı solumak yerinde görmek her şeyi. 🙏👍

Bir Cevap Yazın