JODHPUR-MAVİ ŞEHİR

Kategori: Blog | 0

HİNDİSTAN TRENLERİNE GENEL BİR BAKIŞ

Jaisalmer’den Jodhpur’a klimasız trenden yer aldım. Sırası gelmişken Hindistan’ın en önemli ulaşım aracı trenlerinden bahsedeyim. Öncelikle sömürge döneminden kalma güzel bir tren yolu ağları var. Ama çok eski. Bu kadar kalabalık nüfus için yapılacak en iyi şeyi yapmışlar tren yolu ağı kurmakla.

Trenlere online rezervasyon yapmak imkansız. İlla ki istasyondan alacaksınız biletinizi. Bazı yerlerde seyahat acenteleri de iş görüyor.   Koltuklu yataklı ve klimalı seçenekler sunuluyor. Hava çok sıcak ya da soğuk değilse klimasız olanı da tercih edebilirsiniz. Mesela Jaisalmer Jodhpur arası klimalı 500 Rupi (Yaklaşık 30 lira) klimasız 200 Rupi (12 Lira) idi. Ben klimasızı tercih ettim. Gayet de rahat gittim. Yalnız trenler de otobüsler de çok yavaş. Kesinlikle km hesabı yapıp seyahatinizi planlamayın. Tren de otobüs de tahmininizden çok geç ulaşıyor gideceğiniz yere. Neyse efendim bu yolculuğu çok hasta (grip) bir vaziyette yaptığım da kayıtlara geçsin. Kendimi beklediğimden 2 saat sonra gece yarısı Jodhpurda buldum. 6 saat planladığım yol 8 saat sürmüştü. Yine sizi kandırmak isteyen tuk tuk sürücülerinden kurtulup uygun fiyatlı tuk tuku buldum. Ve geceliği 6 kişilik odada kişi başı 35 lira olan Madpackers Hostel’e kapağı attım. Ertesi gün yataktan hiç çıkmayarak bol sıvı tüketip hastalığı üzerimden attım. Sonraki günde kenti keşfe çıktım.

Hostelde tanıştığım bir İsviçreli bir de Portekizli arkadaşla birlikte kentin merkezindeki saat kulesine ulaştık. Oradan ihtişamlı görünen kaleye yürümeyi tercih ettik. Sevimli evlerle dolu yokuş sokaklardan yaklaşık 20 dakika yürüyerek kaleye ulaştık. Sanırım Hindistan’da her gördüğüm kale bir diğerinden daha ihtişamlı görünüyor bana. Jodhpur kalesi Hindistan Kaleleri arasında birinci sıraya yerleşti. Hem müzesi hem manzarası hem de yapısı gerçekten muhteşemdi. Giriş 600 rupi. 50 rupi de kameraya alıyorlar. Ben basın kartımı gösterdim girişi 400’e indirdiler kamera parası da almadılar. Beni kurtardığı her kuruştan sonra sarı basın kartımı öpüp alnıma koyuyorum 🙂

Şimdi Kaleye çıkanlara önerim var. Ana kapıdan girdikten sonra kaleyi geziyorsunuz. Müzeyi, topların bulunduğu yeri, mavi şehir manzarasını (En güzel kalenin tepesindeki tapınaktan görülüyor.) atlamıyorsunuz. Sonra dönüşe geçtiğinizde yol sizi sağa doğru götürürken  sola doğru kıvrılan ayrı bir yol var. Ordaki görevli çıkış orada değil dese de ben mavi şehire gidiyorum deyin ve soldaki yola girin. Kale etrafındaki yüzlerce sincabı ve maymunları görme şansınız oluyor. Ve buradan ulaşacağınız kapı mavi şehre açılıyor. Evlerin renginden dolayı mavi şehir adını almış fotoğrafçılar için adeta bir cennet. İnsanlar fotoğraf çekmenizden rahatsız olmuyor, para da istemiyor ve yaklaşık 1 saat yürüyerek tekrar saat kulesi meydanına ulaşıyorsunuz.

      

Yani bu turla meydandan başlayıp meydanda biten kaleyi de içine alan bir daire çizmiş oluyorsunuz. Hemen meydanda egg man diye bir adam var ekmek arası omlet yapıp satıyor. Çok ünlenmiş. Omletleri de çok lezzetli. Ben Ali Baba omleti yedim beğendim.

Jodhpurda ikinci görmeniz gereken bana göre step well (Merdivenlikuyu) Hep fotoğraflarını görmüş bu kadar büyüğüne rastlamamıştım. Yapılış amacı bizim yunan ve roma sarnıçlarıyla aynı. Su biriktirmek. Bunların farkı açık olması. Ve muhteşem bir mimari ile inşa edilmesi.

Jodhpur’da görülecek bir kaç yer daha var ancak çok da önemli değil. Ben hasta olduğum için gitmedim. Jodhpur’u biraz da mecburi tembellik yaparak geçtim. Burada tanıştığım Amerikalı Sage ile Pushkar’a doğru yola çıktım. Yaklaşık 6 saatlik bir yol var önümde. Pushkar’da buluşmak üzere.

Bir Cevap Yazın