TUS ve NİŞABUR İRAN EDEBİYATININ İKİ ÖNEMLİ KENTİ

Kategori: Blog | 2

NİŞABUR

İran’ın genelde turist güzergahında olmayan şehri Meshed’e geliş nedenim Nişabur ve Tus’a gidip İslam coğrafyasının bilim ve sanatla bütünleştiği güzel yıllardan hatıralar görmekti.  Arkadaşım Hamed benim için programı yapmıştı bile. Ben Hamed Mona ve Venüs 150 km uzaklıktaki Nişabur yollarını tuttuk. Yaklaşık 2 saat süren yolculuk sonunda Nişabur’a ulaştık. Döneminin en güzel şehirlerinden biri olan Nişaburda o günlere dair pek birşey kalmamıştı. Önce Ömer Hayyam’ın mezarını ziyaret ettik. Bakımsız görünüyordu. Çinileri dökülmüştü. Demir iskelelerle çevrilmişti. Bu hali içimi acıttı.

Ömer Hayyam Nişabur’da doğdu. Babası çadırcı olduğu için Farsçada çadırcı anlamına gelen Hayyam lakabını aldı. Döneminin en kıymetli filozof, bilimadamı ve şairiydi. Astronomi, geometri üzerine kitaplar yazmıştı. Celali takvimini hazırladı. Bugün Pisagor Teoremi diye anlatılan teoriyi buldu. Dönemin hükümdarı Melikşah sarayının tüm imkanlarını ona sundu.

Dini sorgulayan felsefesi dönemi için sıradışıydı.

Beni özene bezene yaratan kim ? Sen…

Ne yapacağımı da yazmışsın önceden

Demek bana günah işleten sensin

Öyleyse nedir bu cennet ve cehennem

Demiş sorgulamasının etkisini daha sert dizelerle arttırmıştır.

Irmaklarından şaraplar akacak diyorsun, cenneti ala meyhane midir?

Her Umumin’e iki huri vereceğim diyorsun cenneti ala Kar hane midir?

Ömer Hayyam 900 yıl önce bu satırları yazdığında ceza almamıştır ama dünyanın sayılı piyanistleri arasında gösterilen ülkemizin gururu Fazıl Say bu satırları twitterdan paylaştığı için 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştır.

Neyse konumuza gelelim. Ömer Hayyamın mezarındaki kubbeli yapı ters dönmüş bir şarap kadehi, çadır ya da astronom olduğu için rasathaneye benzetiliyor. Bence birincisi çünkü hayyam ters dönmüş kadeh betimlemesini şiirlerinde çok kullanıyor.

Hayyamın kabrinin yakınlarında yine önemli bir yazar ve bilim adamının mezarı bulunuyor.

Feridun Attar da İran ve bölge tarihi için çok önemli bir edebiyatçı. Mevlanayı da etkileyen Attar yazarlığı dışında hekim ve eczacı. Moğollar tarafından  sırasında öldürülüyor.

 

 

 

TUS

Tus; İslam medeniyetinin yayılmaya başladığı ilk yıllarda bulunduğu coğrafyanın yıldızı olmuş çok sayıda bilim adamı ve şair yetiştirmişti. Bunların en önemlisi bizim Firdevsi diye bildiğimiz İranlıların Ferdowsi’si idi.

Mehri ve Navid beni arkadaşları Navid’in kullandığı araçla önce Tus’a götürdüler. Firdevsi’nin kabri Hayyam’ınkine göre daha ihtişamlı ve bakımlıydı. Mermerden yapılmış yazıtlı anıtın altında merdivenle inilen müzede şairin mozelesi ve yakın dönemlerde yapılmış duvar heykelleri bulunuyor. Heykellerde Firdevsi’nin Şehnamesinden hikayeler tasvir edilmiş. Dışardaki bir başka müzede ise şahnameyi anlatan resimler ve döneme ait objeler sergileniyor. Kitabın orjinalinden haber sorduğumda Floransa müzesinde olduğunu söylediler. (Floransa seyahatimde kapısındaki 2 saatlik kuyruğu görüp girmemiştim.)

Firdevsi’nin hikayesi hüzünlü…

Türk Sultan Gazneli Mahmut, Firdevsi’yi sarayına davet ediyor ve ondan bölge tarihini anlatan bir eser ortaya çıkarmasını istiyor. Ve her beyiti için 1 altın vermeye söz veriyor. Firdevsi bunun üzerine sarayda kendisi için hazırlanan lüks bir odaya kapanıyor ve yazmaya başlıyor.

Destansı öyküleri dinleyip anlamak ve yazıya dökmek için o dönem unutulmaya yüz tutan pehlevi dilini öğreniyor. Çünkü efsaneler en çok o dilde söyleniyor. Tüm bu efsaneleri derleyip toplayıp şiir halinde kitaba dönüştürmesi tam 30 yıl sürüyor. 40 yaşında başladığı kitabı 70 yaşında bitiriyor. Ve kitaba ‘Şahname’ adını veriyor.

Kitabın yazımının uzaması sarayda kendini çekemeyenlerin ayak oyunları Gazneli Mahmut’un Firdevsi’den uzaklaşmasına neden oluyor. Firdevsi Şahname’yi Sultana sunuyor sunmasına ama alacağı paradan çok azı ödeniyor. Buna çok içerleyen Firdevsi parayı alıyor ve yıllarca kendisine hizmet eden saray çalışanlarına dağıtıyor ve beş parasız şekilde memleketi Tus’a dönüyor.

Burada sultan’a kızgınlığını kaleme döküp ağır hicivler yazıyor. Yıllar sonra sultan hatasını anlayor. Gazneli Mahmut’un gönderdiği hediyeler ve 60 bin altın yüklü kervan Tus’un kapısından girerken Firdevsi’nin cenazesi de aynı kapıdan dışarı çıkıyor.

Firdevsi sadece İran değil dünya edebiyat tarihine katkı yapan büyük bir yazar. İranlıların Simurg, bizim zümrüt ü anka, avrupalının Phonex diye bildiği destanın yazarı Firdevsi.

Firdevsi’nin mezarından dönerken. Bir başka tarihi yapı çarpıyor gözüme. Yanımdakiler de bilmiyor ne olduğunu aracı durdurup sorduğumda büyük Abbasi komutanı Harun Reşit’in kabri olduğunu öğreniyorum. Harun Reşit anadolu topraklarına girip önemli fetihler yapan başarılı bir komutan.

Bugün Osmaniye civarındaki Haruniye’nin adı ondan geliyor.  Güzel bir anıt mezar. Sanat tarihçisi değilim ama mimari tarzı bana kiliselerden esinlenildiğini fısıldıyor. Kiliselerdeki gibi apsisvari bir yapı ve sağında solunda iki oda bulunuyor.

Sadece Tus için klasik İran güzergahından sapmaya değmez ama Meşhed-Tus-Nişabur üçlemesi hey yönüyle gidilip görülmeye değer bir rota diye düşünüyorum. Bu yazıyı Yazd şehrinden İsfahan’a giden bir otobüsten yazıyorum. Bu arada otobüsleri gayet rahat 2+1 deri koltuk. Uçaklardaki business ayarında…  İsfahan otobüsünden sevgilerle…

 

 

 

 

 

 

Bu da videosu iyi seyirler…

 

2 Responses

  1. rıfat üğdül

    bilgi havuzumuza aktardık umutcuğum…emeğine sağlık,iyi yolculuklar.

    • umut

      Sağol Rıfatcığım . Qashqai türkleri dosyası hazırlıyorum 1 haftaya yayınlarım çok ilgini çekecek.

Bir Cevap Yazın