UDAIPUR-BEYAZ ŞEHİR

Kategori: Blog | 2

En son yazacağımı baştan yazayım. Udaipur benim gördüğüm Hint şehirleri arasında en güzeli. Evleri genelde  beyaz olduğu için beyaz şehir demişler. Büyükçe bir göl etrafında kurulmuş.  Biraz Venedik’i andırdığı için doğunun Venedik’i diyorlar. Bana biraz da boğazı hatırlattı. Gölün ortasındaki adaları gün batımında muhteşem bir görüntü sunuyor. Adaların üzerindeki saraylar geceleri ışıklandırıldığında başka bir manzara çıkıyor karşııza. Denize olan özlemimden midir bilinmez Udaipur’u çok sevdim.

Pushkar’dan Udaipur’a gelmek için öncelikle yerel otobüslere binip Ajmer’e gelmeniz gerekiyor. Ajmer’den trenle 5 saatte ulaşılıyor…. Dediğime bakmayın benimki 7 saat sürdü. Ve hayatımın hatalarından birini yaptığım için yolculuk çok zor geçti. Nasıl olsa 5 saat deyip lüks vagondan değil de oturmalı (second seat) vagondan yer ayırtmıştım. Pişman oldum. 6-7 saat tuvalet kokuları arasında sıkış tıkış şekilde banka benzer rahatsız bir koltukta seyahat ettim.

21.30 da olmam gereken Udaipur’da 23.30’da oldum. Neyse beni kazıklamaya çalışan tuk tuk sürücülerinden bu kez bir Rus çift sayesinde kurtuldum. Onlar bir uygulama keşfetmişler. Türkiye’deki bitaksi benzeri ama tuk tuk bulmanıza da yarıyor. 300 rupi dedikleri yere bu uygulamayla bulduğumuz tuk tuk 30 rupiye götürdü. 10’da 1 fiyatına. Uygulamanın adı ‘OLA’. Hindistan’da uzun kalacak olanların edinmesi gerekiyor. Bir de yerel telefon hattı almayı unutmayın sadece 40 liraya 3 ay sınırsız konuşma ve her gün yenilenen 1 gb internet paketi var.

Neyse efendim kalacağım The Crawl Hostel’e ulaştığımda gayet yorgun ve gergindim. Odama yerleşir yerleşmez terasına çıktım. İşte o anda bütün yorgunluğum gitti. Hostelin terasının muhteşem bir manzarası vardı. Göl, saray, adalar, tapınaklar hepsi manzarayı tamamlıyordu.

Ertesi gün öğlene kadar terasta tembellik yapıp öğleden sonra şehri keşfe çıktım. Temiz dar sokakların arasından göl manzarasına daha da yaklaşacağım yerler buldum. Saraya giden yolda 500 yıllık bir tapınağı ziyaret ettim . Sonra da ünlü şehir sarayına geçtim.

Sarayın geçmişi 6. YY’a dayanıyor. Mevar Hanedanı tarafından yaptırılmış. Geçen yıllarda her hanedan yeni bir bölüm eklemiş ve karşımıza kocaman bir saray çıkmış.

Sarayın girişi 20 liraydı. Zamanın en ihtişamlı saraylarından biriymiş. Kapısında filler kaplanlar ve leoparlar beklermiş. Onları yakaladıkları demirden kapanlar girişte sergileniyor. Saray’da taş işçiliğinin yanında aynalarla bezeli hanedan odaları seramik sanatına dair öğeler de göze çarpıyor. Manzarası da çok güzel. Udaipur’a geldiyseniz mutlaka görün derim.

Udaipur’da yapacağınız başka bir şey de kenti tepeden gören bir noktada bulunan ve teleferikle ya da yayan çıkılan Karni Mata tapınağına gitmek. Yayan çıkmak biraz zorlu. Teleferik 6-7 lira. Manzara çok güzel. Özellikle gün batımında. Gün batımından yarım saat 40 dakika önce orada olmanızda fayda var.

Udaipur aynı zamanda minyatür sanatçıları ile de ünlü. Minyatür sanatına ilgiliyseniz Hindistan’daki alış veriş adresiniz burası olmalı. Bunlar dışında kentin sokaklarında kaybolabilir göl kenarının değişik manzaralarına tanık olabilirsiniz.  Bir motorsiklet turuna katılıp kent çevresinin doğal güzellikleri ile buluşabilirsiniz. Uzun bir Hindistan seyahatindeyseniz en az 3-4 gece ayırılabilir bu güzel kente. Udaipur benden 10 puan aldı. Varanasi de buluşmak üzere….

 

2 Responses

  1. Volkan

    Umut ilgiyle takip ediyorum çok güzel bi iş yapıyorsun tebrik ederim sanki oradaymışız hissi veriyorsun…

Bir Cevap Yazın